Genel

BURSA IBAN ve Banka Hesabı Kullandırma: Cezai Sorumluluk Nasıl Değerlendirilir?

Bir arkadaşınız hesabına geçici olarak erişemediğini, bir ödemenin sizin hesabınıza gönderilmesini istediğini söylüyor. Başka bir kişi ise hesabınıza gelen parayı aktarmanız karşılığında komisyon teklif ediyor. İlk bakışta basit bir yardım veya ek gelir gibi görünen bu talepler, hesabın suçta kullanılması hâlinde ciddi sonuçlar doğurabilir. Banka hesabının kime ait olduğu kadar, hesabın hangi amaçla ve kimin kontrolünde kullanıldığı da önem taşır.

IBAN paylaşmak ile hesabın kontrolünü vermek aynı şey midir?

Meşru bir alacağın ödenmesi için IBAN bildirmek tek başına suç oluşturmaz. Buna karşılık banka kartını, mobil bankacılık şifresini veya doğrulama kodlarını başkasına vermek, üçüncü kişinin hesabınız üzerinden işlem yapmasına imkân tanır. “Sadece bir kez kullanacağım” veya “Senin hiçbir sorumluluğun olmaz” şeklindeki sözler, işlemin gerçek amacını ortaya koymaz. Özellikle hesap kiralama ve komisyon tekliflerine dikkat edilmeli ve uzak durulmalıdır.

Hesaba para gelmesi mahkûmiyet için yeterli mi?

Ceza sorumluluğu, yalnızca hesabın belirli bir kişinin adına kayıtlı olmasına bağlanamaz. Dolandırıcılık yönünden kişinin bilgisi, kastı ve suça katkısı değerlendirilir. Hesabın kullanım biçimi, para hareketleri, taraflar arasındaki yazışmalar ve diğer deliller birlikte incelenir. Komisyon alınması da olayın değerlendirilmesinde önem taşıyabilir; ancak her dosyada bütün delillerin ortaya konulması gerekir.

Örneğin, gerçek bir satışın bedelini hesabına alan kişi ile dolandırıcılık amacıyla kullanılacağını bilerek hesabını başkasının kontrolüne bırakan kişi aynı durumda değildir. Bu ayrımın yapılabilmesi için satış belgesinin, mesajların ve para hareketlerinin olayın zaman çizelgesiyle birlikte açıklanması gerekir. Tek bir dekont, işlemin tüm hikâyesini göstermeyebilir.

2026 düzenlemesi ne getiriyor?

7589 sayılı Kanun ile TCK’nin 158. maddesine eklenen dördüncü fıkra, belirli katılım biçimleri için ceza indirimi düzenlemiştir. Dolandırıcılığa katılımı; kendisine veya başkasına haksız menfaat sağlamak amacıyla ödeme araçlarını ya da hesabın kullanılmasını sağlayan gerekli bilgi veya araçları başkasına vermekle sınırlı kalan kişi hakkında, koşulları oluştuğunda ceza yarı oranında indirilir. Kişinin suça katılımının bu sınırı aşıp aşmadığı somut olay üzerinden belirlenir. Hüküm, bütün hesap sahiplerine yönelik genel bir cezasızlık düzenlemesi değildir. 7589 sayılı Kanun, madde 13

Tanıdık bir kişinin talebi riski ortadan kaldırır mı?

Talebin arkadaşınızdan veya akrabanızdan gelmesi, hesabın hangi işlemde kullanılacağını bilmenizi sağlamaz. Hesaba gelecek paranın kaynağı ile gönderilmesi istenen hesabın neden farklı olduğu açıklanamıyorsa, işlem yapılmadan önce bu belirsizlik giderilmelidir. “Kimse anlamaz” veya “Bankaya başka bir açıklama yaz” gibi yönlendirmeler, işlemin güvenilirliğinin ayrıca sorgulanmasını gerektirir. Başkasının hazırladığı bir açıklamayı doğruluğunu bilmeden kullanmak, daha sonra olayın aydınlatılmasını güçleştirebilir.

Şüpheli bir işlem fark edildiğinde ne yapılmalı?

Öncelikle bankanın resmî iletişim kanalı kullanılmalı ve hesabın güvenliği sağlanmalıdır. Gelen paranın başka bir hesaba aktarılması yönündeki talimatlara göre hareket edilmemelidir. Mesajlar silinmemeli; dekontlar, işlem tarihleri ve muhatapların iletişim bilgileri korunmalıdır. Suç şüphesi varsa kolluğa veya Cumhuriyet başsavcılığına başvurulabilir.

Açıklama hazırlanırken yalnızca “Hesap benim ama olayla ilgim yok” demekle yetinmek yerine, hesabın kim tarafından, ne zaman ve hangi gerekçeyle kullanıldığını gösteren kayıtların düzenlenmesi faydalıdır. Beyanın eldeki kayıtlarla tutarlı olması gerekir. Soruşturmanın sonucu, kişiye özgü deliller ve uygulanacak hükümler üzerinden değerlendirilir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir