Banka hesabını başkasına kullandırdığı iddiasıyla hakkında işlem yapılan kişiler için 2026 düzenlemesi, dosyanın yeniden değerlendirilmesini gerektirebilir. 31 Temmuz 2026 tarihinde yayımlanan 7589 sayılı Kanun, belirli koşullarda ceza indirimi ve bazı kesinleşmiş dosyalarda zarar giderimine bağlı ek indirim imkânı getirdi. Bu imkânlardan yararlanabilmek için kişinin olay içindeki rolü, kararın tarihi ve dosyanın bulunduğu aşama birlikte incelenmelidir.
Hesabın sizin adınıza olması tek başına yeterli mi?
“IBAN dosyası” ayrı bir suç adı değildir. Hesaptan geçen paranın kaynağı, hesabı fiilen kimin kullandığı ve hesap sahibinin dolandırıcılığa bilerek katılıp katılmadığı araştırılır. Ceza sorumluluğu şahsidir; dolandırıcılık bakımından kastın ortaya konulması gerekir. Bu nedenle hesap sahipliği tek başına otomatik mahkûmiyet anlamına gelmez.
Savunmada ilk iş yalnızca indirim istemek olmamalıdır. Banka hareketleri, giriş ve cihaz kayıtları, mesajlaşmalar ve para çekme işlemleri birlikte değerlendirilerek suçun unsurlarının oluşup oluşmadığı incelenmelidir. Kişinin bilgisi dışında gerçekleştirilen işlemlerle, suç amacı bilindiği hâlde sağlanan katkı aynı hukuki değerlendirmeye tabi tutulamaz.
Yeni yarı oranındaki indirim kimleri kapsıyor?
TCK m.158/4; basit veya nitelikli dolandırıcılığa katılımı, kendisine ya da başkasına haksız menfaat sağlamak amacıyla ödeme araçlarını veya hesabın kullanımını sağlayan zorunlu bilgi ve araçları başkasına vermekle sınırlı kalan kişileri kapsar. Şartları oluştuğunda verilecek ceza yarı oranında indirilir. Düzenleme, banka hesabının yanında maddede sayılan diğer finansal hesap ve ödeme araçlarını da içerir. 7589 sayılı Kanun m.13
Kişinin mağdurla iletişimi, para üzerindeki kontrolü ve diğer eylemleri, katkısının bu sınırda kalıp kalmadığının belirlenmesinde önem taşır. Sadece “hesabımı verdim” açıklaması yeterli değildir. Ayrıca bu indirimin kendi koşulları arasında mağdurun zararını ödeme şartı bulunmaz; zarar giderimine bağlı etkin pişmanlık ayrı değerlendirilir.
Dava sürüyorsa veya karar kesinleşmişse ne yapılabilir?
Devam eden yargılamada, savunmanın esasına ilişkin delillerle birlikte yeni hükmün uygulanma koşulları mahkemeye sunulabilir. Ceza sorumluluğu bulunmadığına yönelik savunma ile mahkemenin aksi kanaatte olması hâlinde lehe hükümlerin uygulanması talebi, dosyanın özelliklerine göre birlikte ileri sürülebilir.
Yürürlük tarihinden önce TCK m.157 veya m.158 uyarınca hüküm verilmiş ve yeni indirim kapsamına giren sanıkların istinaftaki dosyaları için bozma ve ilk derece mahkemesine gönderme öngörülmüştür. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığındaki dosyalar için de geliş usulüne uygun gönderme düzenlenmiştir. Bu özel yolun hangi aşamaları kapsadığı dosya üzerinden kontrol edilmelidir. 7589 sayılı Kanun geçici m.1/6
Karar kesinleşmişse, lehe kanunun uygulanması amacıyla hükmü veren mahkemeden uyarlama istenebilir. Burada amaç, yeni düzenleme karşısında cezanın yeniden belirlenmesidir. Sonraki infaz hesabı da yeni karara göre ele alınır. TCK m.7/2; 5275 sayılı Kanun m.98/1-a
Zarar giderilirse ek indirim sağlanabilir mi?
Geçici düzenleme; yürürlükten önce TCK m.157 veya m.158 kapsamında hüküm verilmiş, dosyası infaz aşamasında bulunan, hakkında daha önce TCK m.168 uygulanmamış ve yeni m.158/4 kapsamına giren hükümlülere özel bir imkân tanır. Mağdurun zararı mahkemenin ihtarından itibaren altı ay içinde tamamen giderilirse TCK m.168/2’den yararlanılabilir. Kanun yoluna başvurulmadığı için yürürlükten sonra kesinleşen, yürürlük tarihinde verilmiş hükümler de kapsama alınmıştır. 7589 sayılı Kanun geçici m.1/7
Altı aylık süre kanunun yayımlandığı gün başlamaz; mahkemenin ihtarı esas alınır. Bu özel hükümde tam giderim arandığından, sadece alınan komisyonun iadesi veya kısmi ödeme yeterli kabul edilemez. TCK m.168/2’deki indirim yarısına kadardır; her dosyada aynı oran uygulanacağı söylenemez. TCK m.168/2 metni ve AYM kararı
Başvuru veya ödeme tahliyeyi kendiliğinden sağlar mı?
Uyarlama başvurusu infazı kendiliğinden durdurmaz. Ayrıca özel altı aylık süre içinde zarar tamamen giderilinceye kadar, geçici m.1/7’ye dayanılarak infazın ertelenmesine veya durdurulmasına karar verilemez. Diğer hukuki sebeplere dayanan infaz talepleri ise kendi koşullarıyla değerlendirilir. 5275 sayılı Kanun m.98/2; 7589 sayılı Kanun geçici m.1/7
İndirim kararı sonrasında dahi cezaevinde geçirilen süre, başka mahkûmiyetler ve uygulanacak infaz hükümleri birlikte hesaplanmalıdır. Bu nedenle ödeme yapmak veya dilekçe sunmak, tek başına tahliye sonucu doğurmaz.
Dosyaya özgü hukuki inceleme müvekkile ne kazandırır?
Gerekçeli karar, kesinleşme bilgisi, kanun yolu evrakı, banka kayıtları ve güncel infaz hesabının birlikte incelenmesi; hangi başvurunun gerekli olduğunu somutlaştırır. Özellikle birden fazla dosyası bulunan kişilerde her mahkûmiyetin kapsamı ayrı belirlenmelidir.
Zarar giderimi düşünülüyorsa, önce özel düzenlemenin uygulanabilirliği, daha önce etkin pişmanlık indirimi yapılıp yapılmadığı ve giderilecek zarar tutarı açıklığa kavuşturulmalıdır. Ödemenin doğru dosya ve mağdurla ilişkilendirilerek belgelendirilmesi, mahkeme ihtarının ve sürenin takibi de bu incelemenin parçasıdır. Böylece delile dayalı savunma, uygun indirim talebi ve doğru infaz hesabı aynı dosyada birbirini tamamlar.
Bu yazı, belirtilen güncelleme tarihi itibarıyla genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Somut dosyanın delilleri ve usul durumu ayrıca değerlendirilmelidir.